4 Ocak 2013 Cuma
Bir dağın sırtına düşen yüküm;her dağın inilti sebebi benim.Istırabımın sesi yankılanırken fezada ,boşlukta savrulup da duymayan benim.Kimseye sitemim yok artık,herkes kendi boşluğunda savrulmuş meğer.Bir dağın tepesine çıkıp seslendiğinde ,seslendiğin sese ses veren, yine senin sesindir. Dinle bak hayata nasıl seslendiysen yine o sesle sana seslenilecek. Sesin ne kadar hoş, ne kadar ahenkle çıkıyorsa, sana ulaşan ses de o kadar billur,o kadar naif, o kadar hassas olur.Şimdi düşün hayata verdiğin ses hangi tonda, hangi ahenkte...Özün ne kadar, sözün ne kadar amelinde. Öyle ki insan çoğu zaman kendini kandırıp durmuşta, suçu hep başkalarında aramakta bulmuş.Asıl namluyu kendine çevirişinde bin kurşunla vurmuş, bi-haber...Suskunluğumda kendime seslenişimde ,bir intizarın feryadı saklı.Hem kendi sesimizi hem sesin sesini hakkıyla bize duyur allahım.Bu bitmez ,beyhude ruyadan bizi tatlı şefkatinle uyandır allahım.İçimdeki aynada kendimi görmek istiyorum,görecek basiret ver.Kalbimin sesini duyacak hassasiyet ver .Bir kuru yaprakta olsam, bu hayat denen yerde avare savrulmaktan kurtulmak istiyorum.Bana yollarından bir yol aç allahım...HERŞEYİ GÖREBİLEN BİZ ,BİR KENDİMİZİ BİR TÜRLÜ GÖREMİYORUZ.İÇİMİZE DÖNÜPTE YÜREĞİMİZDEKİ AYNADA KENDİMİZİ GÖREBİLECEK FIRSAT VER ALLAHIM...ŞHDA
.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder