17 Ocak 2013 Perşembe

Bilmezdim...

bilmezdim,
     ayrılığın boşlukta savrulan bir rüzgar olduğunu
          vuslata varınca gönlün durulduğunu..
               şhda

13 Ocak 2013 Pazar

yollar ayaklarımı gözler durur,bir bekleyen yolcusu hasret türküsünü söyler durur... bir ben dinlerim yanık türküleri,birde gurbet dönüşü hasret demlemiş analar...şhda
insan hep durduğu yönden hayatı manalaştırır,insan zaman olur madalyonu arka tarafıda olduğunu unutuverir...dünyayı çevreleyen bakış açımızın genişliği bize değer katacaktır...olduğumuz yerde mıhlanıp kalmayacaktır...şhda
ÜÇ BEŞ ÜMİT KOYDUM ,BİR KAÇ ESKİ HATIRA/ELİMDE ESKİYEN BİR RESİM,BİR KAÇ MISRA KARALANMIŞ SATIRA/KOYDUM ESKİDEN YADİGAR TAHTA BİR BAVULA,DÜŞTÜM SONU GELMEZ YOLARA...ŞHDA
semaya uzanacaktı ellerimiz bir gönül sedasıyla.sevda meşalesini taşıyacaktık sevme nidasıyla.mütebessim ve mutluluk edasıyla...basak basak çıkacaktık merdivenleri gönlün.baharı olacaktı efkarla dolmuş ömrün...şhda

alterego

alterego: denizler kadar derin ,rüzgarı kadar serin nasılda hasret kalmış duaya ellerin denizin mavisinde, hayalimi mi arar gözlerin uzaklarda arama , ben senin içindeyim he vakit, ne yana baksan gözünün önünden geçmekteyim farkedeceğin anı sabırla beklemekteyim...şhda
sesinde sessizliğin kadar derin /bir keman sesidir dinlediğim efkarlı gecelerde/yağmurlar kadar serin/nağme nağme inleyen hecelerde/saklanır kalırsın bilmecelerde...şhda